22 Mart 2012 Perşembe

Popüler İsimler Sözlüğüm



 Tamamen kişisel izlenimime göre dönem dönem isimler:)

Esralar,Tuğbalar,Özlemler,Ebrular evlendi barklandı,büyük ihtimalle çoluk çocuğa karıştı.

Şeymalar,Büşralar,Kübralar,Merveler,Fatihler üniversite çağında.

Melisler,Melisalar,Cerenler,Cemreler,Emreler lise çağında.

Esatcanlar,Onurcanlar,Uğurcanlar,Sudenurlar,Beyzanurlar ilköğretim çağında.

Defneler,Durular,Kaanlar,Adalar anaokulu çağında.

Doruklar,Poyrazlar,Derinler,Rüzgarlar da ilk çocukluk çağında.

Artık GDO'yu Yemezler!

Ailesine düşkün herkesi özellikle de çocuklu anneleri bu aralar en çok rahatsız eden şey GDO, yani Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar konusu olmalı. 12 GDO’lu ürün serbest bırakılmış, 42 daha onay bekliyormuş. Greenpeace’in düzenlediği Yemezler kampanyası işte bu ürünlerin tamamen soframızdan çıkarılmasını amaçlıyor.

GDO mu? Yemezler! diyen herkes aşağıdaki adresten bir imzasını atarak bu durumun önüne geçebilir.

www.yemezler.org/?ref=201804

Düşünsenize akşam evde çocuklarımıza ya da sevdiklerimize hazırladığımız yemekte, aslında ne yiyor ve yediriyor olduğumuzu bilemiyor olmamız ise, fazlasıyla rahatsız edici bir durum.

GDO nedir ve ne zararı vardır sorusuna bir videoyu paylaşarak da cevap verebilirsin.

#yemezler



Bir bumads advertorial içeriğidir.

17 Mart 2012 Cumartesi

Anneler İçin Her Şeyi Düşünen Bonvagon 25 TL Kazandırıyor!


Henüz tanışmamışlar için belirtelim; Bonvagon, “gezer, seçer, getirir!” mottosuyla geçtiğimiz Eylül ayında yola çıkmış ve kısa sürede popüler hale gelmiş bir alışveriş kulübü.

Her gün sıradışı tasarım ürünler, özenle seçilmiş markalar ve ilginç aktiviteleri %70’e varan fiyatlarla üyelerine getiren site, “miniklere” kategorisi ile annelerin de en sık ziyaret ettiği sitelerden biri olmayı başardı. Bu kategori için oyuncaktan kıyafete, nevresimden mobilyaya, anne ve anne adaylarına özel tasarlanmış aksesuarlara kadar sunduğu, seçkin ürün yelpazesi ile çocukların yüzlerini güldürürken, ebeveynlerin hayatlarını kolaylaştırıyor. Slingo Hug, Crocodilly, Angels Face, Petunia Pickle Bottom, Lillie Barn, Unicef, Bodem Education ve 3M Oyuncak Bonvagon’un miniklere getirdiği seçkin markalardan.



Türk tasarımcıları buluşturdu!

Bonvagon’u heyecanla takip etmemizin bir diğer sebebi de tematik kampanyaları. Bu hafta Sıra dışı Tasarımcılar, Konuşan Tasarımlar isimli kampanyasıyla Türkiye’den seçtiği 27 tasarımcıyı, en orijinal ürünleri ile birlikte tasarım tutkunlarının karşısına çıkarıyor. Aida Pekin, Karaca Erdem, Dani Benreytan, Itır Saran’ın da içlerinde bulunduğu tasarımcıların eşi görülmemiş tasarımları sadece bir kaç tık ile ulaşılabilir hale getiriyor. Gelecek aylarda bizi bekleyen sürprizlerden ilk önce haberdar olmak için merakla Bonvagon’u takip ediyoruz. www.bonvagon.com’a hala üye olmadıysanız, acele edin deriz. Çünkü Mart ayı boyunca Bonvagon'a davet ettiğiniz her arkadaşınız sayesinde hem siz hem de arkadaşınız 25TL kazanıyor!

Bir bumads advertorial içeriğidir.

16 Mart 2012 Cuma

2.Doğum Günü Kutlamalarımız

   Geçen sene neydi öyle:) Aman ne hazırlıklar,pastası ne olacak,nerede kutlanacak,ne giyecek? Bu sene hiç düşünmedik ne yapacağız diye.Aile içinde kutlarız diye düşündük.E kıyafet de belli çoko tütü:)

Geçen hafta sonu Antalya'ya gittik halamıza,babanne-dede de geldi.Çook güzel bi doğum günü oldu.

Balonlarla oynadı,oynadı...





Hediyeleri görünce çok şaşırdı...






Doğum gününün sonuna doğru pili bitti.



Bugün de kreşte kutlama yaptık.Çok ağladı,çok şımardı,mahvetti beni.Resmen hasta oldum.Resimlere bakmayın,ara ara eğlendi ama genel olarak anamı ağlattı:)








Bir doğum günü böyle geçti.Daha nicelerini birlikte sağlıkla,mutlulukla görmek dileği ile...

6.Blogger buluşması



  6 aydır her ayın 2.Cuması düzenlenen blogger toplantısına nihayet katılabildim.Bu ay sevgili Yeşim Mutlu'nun organisazyonu ile Kansersiz Yaşam Derneği kurucusu Dida Kaymaz ve Op.Dr.Şerife Şimşek'in katılımıyla müthiş bir sunum dinledik.

Dida Kaymaz,anlattıklarıyla kendine hayran bıraktı.Ne kadar güçlü,ne kadar pozitif anlatamam.26 yaşında kanserle tanışmış,ancak kanserin ölümle eş anlama gelmediğini göstermiş çok güçlü bir kadın.Zaten hafızamıza kazınan cümlesi 'Kanser savaş değildir,savaşta kazanan ve kaybeden vardır' oldu.

Ölüm zaten her yerde,Dida da söyledi kapıdan çıktığımızda başımıza ne geleceğini bilmiyoruz.Ancak tedavi sürecinde kişinin kendinin ve etrafındakilerinin yansıtacağı enerji çok önemli.Hastalıkla beraber ölümü kabul ediyorsa kişi,zaten olay bitmiştir.

Tedavi sürecinde aile için gerçekten bir onko-psikolog gerekli olduğunu da belirtti.Hasta kendini ne kadar iyi hissederse hissetsin,çevresindeki insanlar için bu durumu anlatmak gerçekten zor olabiliyor gerçekten.Dida da ailesinden gizlemiş 2 sene kadar,ailesinin ilk başta elbette çok üzüldüklerini,ancak daha sonra annesinin bile bu durumu ne kadar kanıksadığını anlattığında hepimizin yüzünde bir gülümseme oluştu.Annesi gazetede haber okurken 'solaryumum kansere neden olduğu bilimsel olarak da açıklanmış.Gerçi sen kansersin zaten' demiş:)

Op.Dr.Şerife Şimşek de erken teşhis etmek için yapmamız gerekenleri anlattı.Adetin ilk gününü 1.gün olarak sayarsak 8.ve 10.günler arasında elle kontrol etmek,düzenli mamografi çektirmek.Ailesinde risk faktörü bulunanların daha dikkatli olması gerekiyor.

Dida,kansersiz yaşam derneği ile yaptıkları faaliyetleri anlattı.Adana'da çocuk hastalara moral ve destek vermek için gittiklerini,orada yaşadıklarını anlattı.Abdil diye bir minikten bahsetti.morali bozuk onlarca çocuk içinde yüzü hep gülen ve hastalığı yenen.Daha sonra olumsuz hayat şartlarından dolayı hastalığının tekrar ettiğini anlattığında hepimiz burkulduk.Ne acı tesadüftür ki bu yazıyı yazmadan önce Abdil'in artık cennete gittiğini öğrendim.Boğazım düğümlendi...

5 Mart 2012 Pazartesi

Ali Baba'nın Çiftliği

   Pazartesi günü eğer yüzünüzde bi gülümseme oluşturup,bir an olsun sendromunuzu unutturduysak ne mutlu bize:)

video

3 Mart 2012 Cumartesi

Yeniden 'Şimdi okullu olduk'

Okulun ilk günü

Geçen seneki maceramızı biliyorsunuz,bu sene yine aynı macera.Ancak daha profesyonelce:)

Bakıcı olayına pek sıcak bakamıyorum malesef. Kendim için konuşayım,çocuğum2 yaşına gelinceye kadar çalışmayıp kendim büyütmeliyim.Ancak çalışmaya alışan bünyenin evde kalamaması,kendi paranı kazanmaya ve rahat rahat harcamaya alışma,çalışma koşullarımın çok ağır olmaması,ayrıca ev ekonomisine destek gibi nedenlerden dolayı bir çok anne gibi ben de çalışmak zorundaydım.

Allah'tan mesleğim gereği çalışma saatlerim çok iyi.Hani derler ya gerçekten öğretmenlik bayanlar için ideal.Önceden olsa,bunu diyen teyzelere......

Geçen sene bir dönem komşumuz,bir dönem (3-4 ay kadar) kreşe gitti.Başka çarem yoktu,şimdiki aklım olsa göndermezdim.Ancak kardeşim Öss'ye hazırlandığı için annem de gelemiyordu.Bakıcı da aramadım,verdim gitti:)

Bu sene için artık annem gelirim dedi,Eylül'den itibaren Ceren evdeydi.Anneanne gelince süper oldu.Bizim evde her daim yemek pişti,ütüler yapıldı,pastalar börekler...Annem bir güzel yemek yediriyordu Ceren'e anlatamam,günde 8 öğün filan:) Kar kış olsa da her gün yarım saat dışarı çıkardı Ceren'i. Çocuk baya serpildi,kilo aldı:)  Ancak gel zaman git zaman,annem çok bunaldı,evini özledi,ben gidicem artık evime dedi.Seneye Eylül'de tekrar bakmak üzere ayrıldık.

Ben psikolojik olarak,Ceren de gelişim olarak artık kreşe hazırdık.

Hiç araştırmadım,bi arkadaşımın oğlunun gittiği kreşle görüştüm,ortam ve yaklaşım hoşuma gitti.Ve şubat ayında Ceren kreşe başladı.

15 tatilin son haftası alışması için her gün 2 saat gelsin dediler,ancak kar engeline takıldık,son 2 gün gittik,1-2 çocuk gelmişti,onlarla oynadık:)

Daha sonra resmi olarak başladığımızda,ilk 4 gün ağladı ben bırakırken.Okulun önüne geldik mi başlıyordu ağlamaya:) Ancak tam 5.gün,Cuma günü zınk diye kesildi ağlama,güle oynaya içeri girdi.

Şimdi çok seviyor,sürekli arkadaşlarından bahsediyor. Poyraş,Doyuk,öyetmen,abi,Damla,Aşya,Hayun varmış okulda:)

Tam 1 ay oldu ve ne faydaları mı oldu?

*İlk kez tiyatroya gitti:)
*Konuşmasının maşallahı vardı,şimdi daha da açıldı.
*Hayal gücü çok kuvvetlendi.
*Kreşte uyumasına rağmen çok yoruluyor ve akşam kendiliğinden uykuya dalıyor,deliksiz uyuyor.
*Kendi kendine yemek yemeyi çok seviyor.
*Öğretmeni her gün öğrenci gözlem defterine yazıyor yediklerini,gözlerime inanamıyorum.
*Günaydın,görüşürüz,merhaba,iyi akşamlar gibi sözcükleri kullanır oldu.
*Paylaşmayı öğrendi.Kreşte pazartesileri evden bi yiyecek getirip,arkadaşlarıyla paylaşıyorlar.Her sabah kriz yaşanıyor evde.Arkadaşlarıma kraker götürücem,fıstık götürücem,akşamdan kalan mısırı görüp mısır götürücem...
*Bir önceki postta gördüğünüz üzere şarkılar öğreniyor.
*El becerisi,renkler,sayılar,şekiller ile ilgili yapıkları çalışmaların faydalarını da görürüyoruz.

Yani şunu söyleyeyim,sihirli değnek değdi sanki:)