cerenli hayat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cerenli hayat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Şubat 2011 Pazartesi

filik



annem filik diye seviyor Ceren'i.kıvırcık koyunlara denirmiş.e haklı değil mi?yakışmamış mı bizim kuzuya bu laf?


31 Ocak 2011 Pazartesi

küçülen&büyüyen



küçülen kıyafetler,ayakkabılar...aslında bu işte bi terslik var küçülen onlar değil büyüyen Ceren...hiç büyümese diyorum hep bebek kalsa.bencillik yapıyorum belki de.



26 Ocak 2011 Çarşamba

doğum günü hazırlıkları



   Ceren'in doğum gününe 1,5 ay kala nerdeyse tüm planlar yapılmış durumda.teeee 8 aylıkken başlamıştım düşünmeye.benim için nedense ilk doğum günü çok özel ve de güzel kutlanmalı.hep derler ya bebek hatırlamayacak,ne gerek var?ben ve sevdiklerim hatırlayacak,Ceren fotoğraflarda görüp gülecek,yetmez mi?hani bi de şöyle de derler anneler kendileri için yapıyor bu hazırlıkları,bu kutlamaları.evet kendim için yapıyorum,o gün doğurdum çünkü ben,kutlamak en çok benim hakkım.

 ilk önce mekan belirlemekle işe başlamak lazım.evde mi yapılacak dışarıda mı?ev tabiki de daha sıcak ve de daha rahat bi ortam.ancak ben 20-30 kişiyi çağıracağım ve hepsinin geldiğini varsaydığım için hiç evde kutlamayı düşünmedim.bi de evde daha zahmetli olacağını düşünüyorum.temizlik,ikram,partiden sonra evin toplanması vs...

ilk aklıma gelen gymboree oldu ama hizmet-fiyat dengesi biraz tuhaf..hiç bir şey dahil değil hani ikram filan (sadece çay saolsunlar) 1000tl gibi bi fiyat vermişler eşime.biraz hayal kırıklığı,biraz sinir.yeni mekanlara yelken açtık.

Mado,bu tür organizasyonlar için güzel bi mekan olabilir.pasta katalogunu inceledim ve çok hoş özel yapım pastalar var.buraya karar veriyorduk ancak aklımda bir yer daha vardı,gidip görünce çok çok sindi içimize.adını-yerini söylemeyeyim şimdi,büyüsü bozulmasın:)

tabi en önemli konu pasta. artık pastalar eskisi gibi değil:) pastalar kişiye özel.fiyatlar da çok güzel:)30 kişilik yaklaşık 250-300 tl..çok araştırdım,çok inceledim.burçin birdane,hansel&gretel,deniz'in mutfağı,şeker pasta,butik tatlar...hello kitty'li olmasına karar verdim ama yine ayrıntı veremicem:))

ikram konusuna gelince.evde de olsa parti dışarda da,insan misafirlerine ikramda bulunmak istiyor,tabi ev ortamında sarmalar,börekler,her şey açık büfe:) dışarıdaki kutlamanız için de yine eş dost el birliğiyle hazırlıklar yapılabilir.Allah'tan ayarladığımız mekan cafe olduğu için mönüden seçme bir tabak hazırlıyor misafirlerimize.yoksa annem kayınvaldem konu komşu kolları sıvardık:)

mekan süslemesi de önemli. bi hapy birthday yazısıdır,bi uçan balondur güzel olmaz mı:)süsleme çeşitlerinin tek adresi eminönü:) onun dışında internetten de alabileceğiniz siteler mevcut:parti dünyası,parti paketi gibi..

doğum günü sonunda verilecek hediyelere geldi sıra.sizin el emeğiniz göz nurunuz bişiler olabileceği gibi hazır yapılmışını da tercih edebilir misiniz:)iyi fikir'de bi fikir edindim:)ayrıca fotomagnet'de güzel hatıralık hediyelik magnetler var.

tabi minik prensesin kıyafeti de bugüne yakışır bişi olmalı di mi? aklıma ilk iş ebay'e bakmak oldu tütülü filan bi takım buldum.ayağa pembiş balerin ayakkabısı,kafaya da bi tac lazım bizim kızın.çok çalışmam lazım çoook:)

hatırlatırım bu daha ilk doğum günü kutlaması.daha bunun nişanı var,düğünü var,beni düşünebiliyor musunuz? :)

eger bana önerebileceğiniz şeyler varsa seve seve dinliyorum.

14 Ocak 2011 Cuma

eğitim şart


Ceren'e diyorum,acilen diyorum bi uyku eğitimi şart diyorum.

şimdiye kadar uyutma aşaması hiç zor olmadı,emzirerek,pışpışlayarak,ayakta sallayarak kolayca uyuyor-du,bikaç haftaya kadar.şu an ayakta uyumak istemiyor,kucakta sallanmak istemiyor.tek istediği hafif sallanıp mayıştıktan sonra bizim yatağa yatmak.büyük oldugu için yatak,bir o yana bir bu yana döne döne yatıyor.yatağı küçük de değil henüz ama...

tamam bizim yatakta dalsın önemli değil.gerçi önemli yaa.ben de yatıyorum yatağa.dalıyorum onunla birlikte,9-9 buçuk gibi uyumuş oluyorum ve akşam hiç vakit geçiremeden günü bitirmiş oluyorum.eşimle iki sohbet edemiyorum,Ceren'in yemek hazırlıklarını yapamıyorum,okul işlerimi yapamıyorum..

neyse,uyuyor bu hatun,yatağına götürüyorum ama o da ne?!her gece istisnasız 3.30'da uyanıp ağlıyor.emzik ı-ıhh,su ı-ıhh..illaki yanımıza gelecek,o zaman mışıl mışıl uyumaya kaldığı yerden devam ediyor.

benim için sorun yok,onun miss gibi kokusunu içimi çekerek,yumuş yumuş sarılarak uyumak dünyalara bedel.ancak eşim çok rahatsız oluyor,bi zarar vermekten korkuyor Ceren'e.ve istikamet diğer oda...biz kızımla baş başa...

gördüğünüz gibi durum vahim..kendi kendine,kendi yatağında uyumayan bir bebek(küçül de cebime gir),her gün sabaha karşı başka odaya taşınan baba:(

her ne kadar hoşuma gitmese de sanırım ben Ferber yöntemini deneyeceğim..ama içim hiç el vermiyor onu ağlatmaya desem...

3 Aralık 2010 Cuma

bir zamanlar ben

tembeldim.
8 saatten az uyuyunca çekilmez bir insan olurdum.
off televizyonda izleyecek hiç bişi yok diye koltukta oflaya puflaya bi o yana bi bu yana dönerdim.
''öğretmenlik bayanlar için ideal meslek'' diyenlere sinirlenirdim.
tek kaygım sabah ne giysem,akşam ne pişirsem idi.
sehpanın üzerindeki bardak,orta yerdeki terlik sinirimi bozardı.
cumartesi günleri gezmeye gitmezsem çatlardım.
sabahları 15 dakikada hazırlanıp evden çıkardım.
haftada bikaç kez çamaşır makinesini çalıştırırdım.
geceleri deliksiz uyurdum,tuvaletim gelse bile kalkmazdım.
uzuun uzun pazar kahvaltısı yapardım.
gazete okurdum.
dünyadaki en büyük sevgiden mahrumdum.

23 Kasım 2010 Salı

tatilde ne mi yaptık?

yıllaaar sonra İstanbul'da evimizde bayram geçirmeye karar verdik.

Ceren yeni pusetinde gezmeyi pek sevdi:



tabi,arada annesi ile babasını da düşündü,onlara bi kahve içmeleri için fırsat tanıdı:



çok gezdi demiş miydim?



yeni arkadaşlarla tanıştı:



Duru kankasına gitti,beraber baby tv izlediler,beraber yemek yemediler:)



kabak dolması yedi ilk kez:




ben mi?ççookkkk yoruldum ama Cerenle oynadığımda her şeyi unuttum.


14 Kasım 2010 Pazar

Ceren 8 aylık

                             


ya ben Cerenle birlikte iyice hellokittyci oldum.hangimiz daha çocuğuz?o büyüyor,bense gençleşiyorum.





bebeklikten hafiften çıkmaya başladığının sinyalini veriyor artık Ceren.tutunup ayağa kalkıyor,dans ediyor,gel gel yapıyor.en komiği de 'gel gel' yapmanın suyunu çıkarmış olması.istemediği bişi olunca ağlarken 'gel gel' yapıyor:) tik halini aldı:)

bir yemek yiyişimiz var ki sormayın.ne üst baş kalıyor ne halı.zorladıkça üzülüyorum ama zorlamasam aç gezecek.baby tv imdadımıza yetişiyor öyle anlarda.evet,çocuğuma tv izletiyorum.uzmanlara burdan selam olsun.

7 Kasım 2010 Pazar

Cerensiz gezmeye gitmeye kalkarsam...




...neler olur,dinleyin.


aslında konu geçen haftaya dayanıyor.29 ekim tatiliyle 3 gün tatil yapıcaz diye heveslenirken hiç umduğumuz gibi gitmemişti.dışarıda Ceren hanımın hiç bir şey yememesi,içmemesi,uyumaması nedeniyle baya gergin anlar yaşadık.sık sık kendime 'ne işin var gezmede bebekle,otur evinde' diye söylendim.Cereni bırakacağım kimsenin olmaması,ailelerin uzakta olması ve annemin bile gelip Ceren'e bakmak için bi girişimde bulunmaması,hiç bir desteğimizin olmaması..bunalttı da bunalttı..

e bu kadar bunalmışken eşim dediki cuma günü iş arkadaşlarım bi yemek ayarladı Taksim'de,hadi sen de gel dedi.Ceren'i de kuzene bırakmayı önerdi.bi hava değişikliği olur,bikaç insan görürsün dedi.1 hafta yok olmaz,gelmeyeyim dedim.sonunda ısrarlara dayanamayarak cuma sabahı tamam,geliyorum dedim.kuzeni ayarladım vs.

neyse bi hazırlandım Allahım,saç baş,elbiseler çizmeler..akşam üstü gittim,bıraktım Ceren'i,arabayı da oraya bıraktım.metrobüsle giderim dedim Taksim'e.nasıl bir sis var anlatamam,korku filmi gibi,dolmuş bekle,aheste aheste gitsin,trafiğe girsin derken 1 saatte metrobüse ulaştım.oyy anam oyy,o ne kalabalık.zar zor binip 5 durak gittim ki bir telefon kuzenden Ceren sen gittiğinden beri çığlık çığlığa ağlıyor,annii diye hem de.eliyle de gel gel yapıyor,istersen dön dedi.e tabi naptım geri döndüm.

8 Ekim 2010 Cuma

diyet listem



kilo verme çabalarım nihayet sona erdi.kısa sürede eski halime döndüm sayılır.sayılır diyorum çünkü 2 kg daha var vermem gereken,ama boyum uzun olduğu için ve önceden çok zayıf olduğum için belli olmuyor.
(bknz: ego patlaması) 29 ekim diye kendime tarih koymuştum bakalım 2 haftada gidecek mi 2 kilo daha.eş dost sırrımı soruyor.kimselere söylemediğim,sakladığım diyet listemi açıklıyorum,kaleminizi kağıdınızı hazırlayın.

* bir adet hareketli,kıpır kıpır bir bebek.
* ayakta durmayı,gezinmeyi ve sürekli konuşmayı gerektiren bir meslek.
* sabahları vakit kazanmak için yenen nestle nesfit.
* öğle yemeği bulunmayan bir dolap.
* yemek yapmayı sevmeyen bir bünye.
* 'tamam,akşam yemeğini ben hazırlarım,şimdi sana çok güzel bi salata yaparım' diyen bir koca.
* 'yoruldum da azcıcık evde oturalım' demeyen 'gezelim gezelim'diye ısrar eden bir iç ses.

30 Eylül 2010 Perşembe

Ceren'e yetişemiyorum



6 aylıkken çekilip bloga eklenmeyi bekleyen bir resiim..ekleyinceye kadar Ceren 6 buçuk aylık oldu,orası ayrı,çaktırmayın:)

e size biraz Ceren'den bahsedeyim neler yapıyor,siz de çok merak ediyodunuz ya:)olsun bana ne,not düşmüş oluyorum işte tarihe:)

yaklaşık 1 aydır sürünüyor,mutfağa gidip gelinceye kadar salonun farklı köşelerinde buluyorum.hoplamayı öğrendi,kucağımda hop hop hopluyor.annii diyor,yok canım anne demek istemiyor diyordum ki baktım gerçekten anne demek istiyor.hastayken hep annie diye ağladı.

vurmayı öğrendi,pat pat yere,uyutmaya çalışırken yüzüme,mama içirmeye çalışırken biberona vuruyor.hala emiyor,evet ben bile inanamıyorum baştaki serüvenleri hatırladıkça..

büyüyor gözümün içine baka baka.zaman geçiyor,bebeklik günleri bitiyor.bakmaya kıyamıyorum,öpmeye doyamıyorum.bu ben miyim,önceden nasıl bi insandım,neyle mutlu olurdum bilmiyorum..

22 Eylül 2010 Çarşamba

çoko's fashion week

yazılacak söylenecek o kadar çok şey var ki..yavru ceylanım üşütmüş,biraz huzursuz bu aralar.e ben işe başladım,adapte olmaya çalışıyorum.aman şimdi yine formspringte gelir sorular,tek çalışan anne sen misin diye:)artık sorunlardan bahsetmek yok,öyle bi karar aldım kendi çapımda:) hadi bakalım ne duruyoruz,oturmaya mı geldik :)

fashion week'siz yaşayamaz olduk artık.fashion nite out'umuz da oldu hayırlı olsun. e biz de kendi çapımızda bi fashion week yaptık.İrlanda'da H&M'in,burda da Zara'nın altını üstüne getirdik.işte Ceren'in 2010-2011 sonbahar-kış kreasyonları:


aynısından bende de var,ana-kız takım giyineceğiz:)



boyfriend jeans.altına da converse.ben de aynı şekilde boyfriend jeans+converse giyicem,kızımla gezmelere gidicem.



haftasonu Ceren'in halası evlenecek,düğünde giyeceği abiye:)



elbisesinin içine giyeceği gömleği.ayriyeten kot pant ve kürk yeleği ile de kombin yapabilir:)

elbisenin altına kokoş ayakkabısı:)bu ürünler Zara'da mevcut(tu).bir kısmı tükenmiş dünden beri:( düşünün,bu ne hız!



soğuk kış günlerinin vazgeçilmezi bere ve eldivenler.tabi en sevdiğimiz karakter olan hellokitty süslemesiyle:)



hellokitty tshirtümüz.



hippi tarzındaki jeansimiz:)




kışın olmazsa olmazı uzun hırka:)




dantel detayı ile gayet romantik bir hırka:) bu son parçalar da H&M'den.


Ceren'i kıskanıp kendime aldım bişiler,hele bi abiye elbise aldım ki kendisiyle ilk görüşte aşk yaşadım.belki resim eklerim gaza gelirsem -ki kendime aldığım şeyleri ekleyim şimdi dedim ama baktım utandım:)neyse Ceren cicileri bize yeter:)

2 Eylül 2010 Perşembe

orada neler oluyor?




Dünya ile bağlantımı kopardım.televizyon izlemiyorum.haa çok entel dantel olduğumdan değil,vakit bulamadığımdan.yoksa okuldan dönüp Derya Baykal izlerken uykuya dalmaya bayılırdım.şimdi uyku için uzanmayı bırak oturamıyorum bile totomun üstüne.neyse konumuz bu değil.

TV ancak spor yaparken izleyebiliyorum,o da her seferinde kulaklığımı unuttuğum için dudak okuma yöntemi ile olan biten anlamaya çalşıyorum.o yüzden simpsons,gossip girl filan izliyorum alt yazılı olduğu için.bak konumuz bu da değildi:)

Pazar gazetesini ancak Salı günü elime alabildim.Şili'deki maden kazasını da yeni öğrendim,Pakistan'da deprem değil de sel olduğunu da.gerçi öğrenmesem daha iyiydi,zira yer altında daha 4 ay geçirecek olan işçilerle beraber dakika,saat filan sayarken buldum kendimi.

ama bakın,2 gündür okula gidiyorum,pek bi sosyalleştim,dünyadan haberim var artık.maaşlara % kaç zam gelecek,bankalar % kaç faizle ev kredisi veriyor,derin dondurucuya domates nasıl konur,2.el araba piyasası ne durumda,kilo nasıl verilir,akşam yemekte ne pişiricez.hatta 3.sayfa haberlerinden kim nasıl ölmüş,kim neyi nasıl çalmış? iyi geldi işe başlamak.

Ceren mi?keyfi yerinde,komşu teyzesinde mutlu mesut gelmemi bekliyor.

27 Ağustos 2010 Cuma

oyn-uyuyorum




Oyuncaklarıyla oynarken yorulup uykuya dalan bir Ceren...

24 Ağustos 2010 Salı

Deneme 1-2-3

Telefondan post girmeyi gunlerdir arastiriyodum.nihayet basardim,hayirli olsun.

16 Ağustos 2010 Pazartesi

büyük buluşma

flaş flaş flaş!prettycool&poh poh perisi&cokoprenses buluştu.buluşmanın ayrıntıları az sonra!

tarih 13 ağustos cuma,yer Kanyon.
3 kız ve onların da 3 kızı buluştuk,fırsat buldukça konuştuk,kaynaştık.

çok yorulduk,bebekler bir an olsun durmadı,yemek yedirmediler ama ona rağmen nasıl deşarj olduk,nasıl ferahladık anlatamam.çok çok güzel bi gündü.zümrüt gözlü güzel pretty ile en mütevazi peri poh poh perisiyle zaman nasıl geçti anlamadım,gece yarısı anca ayrıldık birbirimizden.


Ceren,Duru ve Lal ablasını çok sevdi.muhabbetin sonuna doğru onları başbaşa bıraktı.

büyümüş de çorba içermiş.



Ceren 5 aylık oldu,inanamıyorum nasıl hızla geçiyo vakit,nasıl da hemen büyüyor doğan.
herşeyi anlıyor ya bu zamane bebekleri.hani çocuk diyip geçme.dinliyor,cevap veriyor,yüzüne dokunuyor,seviyor seni..




yavaş yavaş herşeyden yesin istiyorum.1 aydır meyvelerle aramız iyi.biraz da farklı bişi denemek istedim.dün ilk çorbasını yaptım.aldığım tariflerden aklımda kalanı uyguladım,ölçüler göz kararı:)

2 bardak su
1 küçük boy patates
yarım havuç
bir tutam pirinç
bir tutam kırmızı mercimek
yiyeceği zaman kasesine 1 tatlı kaşığı irmik ve zeytinyağı

süzgeçten geçirdim.afiyet olsun kuzuma dedim.



10 Ağustos 2010 Salı

ye kuzum ye




Ceren'in mama stoğu:)

yine eşim şu gün olduğu gibi elinde paketiyle geldi:)bu kez sevinen 'mama parasından yırttık' diyen bir baba ve 'yuppi,meyveye bayılırım' diyen bir bebek oldu.anne de içinden 'organik değil ama neyse' dedi..


konu açılmışken,biberon maması SMA ve milupa alıyorum.kavanoz mamalarında ise milupa ve hipp'in organiklerini.bebelac'ın 2.kalite olduğunu söylemişti doktorumuz,hediye geldi bunlar,napıyım geri mi göndereyim:)yesin arada:)biraz da hediye ederiz:)

2 Ağustos 2010 Pazartesi

bir anne nasıl çıldırtılır?


bir anne düşünün:

*haftaiçi dışarı çık(a)mıyor,

*haftasonu çıktıgında da yemek yiyip bi nefes alacakken bebeği uyanıp ağlamaya başlıyor,kucağında bebek,yemek yemeğe çalışıyor.

*öğleden sonraları huysuz bi bebekle akşamın olmasını ve kocasının gelmesini bekliyor,

*uyumayan bebeğinin kucakta gezinme ağlamalarıyla evde gün boyu turluyor,

*sürekli oyun isteyen bebeğiyle oynayıp konuşuyor,

*acıkıyor ama yiyemiyor,

*tuvaleti geliyor ama gidemiyor,

*susuyor ama içemiyor

ve çıldıyor...

26 Temmuz 2010 Pazartesi

elde kalanlar

sanki hiç yaşanmamış gibi..fotoğraflar da olmasa..


Büyük anneannemizin bahçesinden vişne topladık,hmmm reçelini yaptık.




Şirince'de gezdik(ağladık).




Biricik dostum Dilara'mın kızı Ela Yağmur'la tanıştık.



Güzel havanın tadını çıkardık.



Gülleri kokladık,babannemizin kucağından düşmedik.



Salıncağı çok sevdik.Evimize de mini salıncak almaya karar verdik.



Bol bol uyuduk ki İstanbul'a dönüşte annemize eziyet için yeterli enerjiyi toplayalım.




İlk bikinimizi giydik.



Anneanne tavsiyesiyle bikaç şeyin tadına baktık.




Kedileri besledik.




İşte böyle..Bu sene leyleği havada gördük,3 vakte kadar 2 yol gözüküyor daha:) biri uzun,diğeri ondan da uzun..