31 Temmuz 2010 Cumartesi

hobi senin neyine?

o kadar çok boş(!) vaktim var ki,hangi puzzle'ı alsam da yapsam diye düşünüyorum.





29 Temmuz 2010 Perşembe

Açım uleynn!

by Dimitri Kozmo


çok açım çok.diyet diye bi belaya bulaştık sormayın gitsin.en son aile ziyaretimizde üzerime çok gelinmesi ve çeşitli benzetmelerde bulunulması üzerine acaip bi hırs içine girdim.nefret ederdim ay fazla kilom var,ay diyetteyim muhabbetlerinden,o ortamdan hemen uzaklaşırdım.yeme madem alma derdim.hepinizden özür diliyorum kardeşlerim,bu kilo ne menem bişiymiş.ne giyersen giy yakışmazmış,kollar bacaklar kütüğe dönermiş.hani demiştim ya şu postumda özledim diye,işte ben bu gidişle daha çoook özlerim o skinny jeansleri,yüksek bel etekleri,topuklu ayakkabıları.tosungiller familyasının son üyesi olaraktan bu gidişata bi son vermek istiyorum ve pazartesiden itibaren spor hayatıma yeniden başlamış olmanın müjdesini vermek istiyorum sizlere.hayırlı ugurlu olsun.bundan sonra kaç gr verdim postlarımla başınızı şişereceğim,itirazı olan varsa hemen şimdi söylesin ya da sonsuza dek sussun.

gözümün önüne ne yiyecekler geliyo bi bilseniz,tatlılar,çiğ köfteler,kebaplar.dün mesela spor çıkışı hayal kurdum,eşim arıyor 'hadi Köşebaşı'na' diyor ve ben yumuluyorum kebaplara..eve geldim,hayal kırıklığı,bir tabak salata karşıladı beni.ardından da tatlı niyetine K bar.

halbuki önceden böyle miydim ben?bir hamburgerin yarısında midem bulanırdı,iskenderin üstüne künefe yiyemezdim,hatta iskenderi de tam olarak bitiremezdim.hamilelikle beraber battı balık,yan gider moduna geçtim,ardından da ye,süt olsun derken Hollanda ineği oldum tam.ohh böyle lumbur lumbur yağ,yürürken bi göbeği hoplatma filan.

en kötüsü de bana acıyan gözlerle bakılması.vay be,kızcağız neydi ne oldu bakışları.dün yoga hocası yoktunuz uzun zamandır dedi..hıı,çocuk doğurdum da,fazla kilolarımı vericem dedim. kilo almak çok kolay da vermek çok zor diyerek acı bi gerçeği yüzüme vurdu.dilin mi aşınacak 'yoo gayet iyi gözüküyosunuz,verirsiniz hemen 'desen.bak oraki çocuk gayet iyisiniz dedi gözüme girdi,aferin. neyseki okuldaki arkadaşlarım beni hamileyken tanıdıkları için ne var halinde canım,gayet iyi gözüküyosun diyolar.canlarım benim.belki de moral vermek için öyle diyolar,bilemicem,vebali boyunlarına :) işin kötüsü ben ne giycem okul açılınca,yaaa n'olur,tekrar beli lastikli hamile pantolonumu giymek istemiyoruumm!

Ebru Şallı'yı,Çağla Şıkel'i tebrik ediyorum,2.bebeğimde onların izinde gideceğime söz veriyorum!

canım sütlaç çekti,bi markete gidip geleyim.miniğe süt olsun di mi?

dipnot: içim de hiç rahat değil hani,süt meselesinde bi sorun olur diye:/

26 Temmuz 2010 Pazartesi

elde kalanlar

sanki hiç yaşanmamış gibi..fotoğraflar da olmasa..


Büyük anneannemizin bahçesinden vişne topladık,hmmm reçelini yaptık.




Şirince'de gezdik(ağladık).




Biricik dostum Dilara'mın kızı Ela Yağmur'la tanıştık.



Güzel havanın tadını çıkardık.



Gülleri kokladık,babannemizin kucağından düşmedik.



Salıncağı çok sevdik.Evimize de mini salıncak almaya karar verdik.



Bol bol uyuduk ki İstanbul'a dönüşte annemize eziyet için yeterli enerjiyi toplayalım.




İlk bikinimizi giydik.



Anneanne tavsiyesiyle bikaç şeyin tadına baktık.




Kedileri besledik.




İşte böyle..Bu sene leyleği havada gördük,3 vakte kadar 2 yol gözüküyor daha:) biri uzun,diğeri ondan da uzun..

21 Haziran 2010 Pazartesi

Anne Cafe'den inciler



Anne Cafe baştan sona kadar okuduğum ender bloglardan biri.biçok yazısında boğazım düğümlenir,alır beni götürür ya da silkinip kendime getirir.ve sahibesi tarafından izlenildiğimi anlayıp hele üstüne yorumlarını görmek beni çok mutlu etmişti.

annelik ve doğum sonrası ile ilgili bi yazı yazmak aklımda.ama öncelikle sizi anne Cafe'nin kaleme aldığı şu yazıyı paylaşmak istiyorum izniyle.duygularıma tercüman olmuş.


''Anneleri en iyi annelerin anlaması lazım. Çünkü yaşadılar, bilirler. Çünkü yaşadık ve biliyoruz.
Bir arkadaşınız, komşunuz veya bir akrabanız, yani tanıdığınız bir kadın anne olduğunda ne yapmalısınız, ne yapmalıyız biraz düşündüm. Bence iyilik adına, Allah rızası denen büyük güzellik adına, karşılığında teşekkür bile beklemeden ve hatta karşımızdaki insanı tanımasak bile, hatta sevmesek bile yapmamız gerekenler var, bunu iyice anladım. Unutmamak için işte buraya yazıyorum. Kardeşim anne olduğunda, bir arkadaşım anne olduğunda buradan bana bağırsın bu yazı ve hatırlatsın kendini:)


Yapılmayacaklar

*Bu insanın yardıma o veya bu şekilde mutlaka ama mutlaka ihtiyacı var bu tartışılmaz ama yardımın ne şekilde verileceğine bizim karar vermememiz lazım. Bilip bilmeden hooop temizlik yapalım, hoooop camları silelim, hooop mutfak raflarına örtü serelim gibi şeyler yapmayalım.

*Yeni doğum yapmış bir kadına hayırlı olsun ziyareti (özellikle ilk ay) çok acil bir şey değil, bekleyebilir. . Küçük altınımızı veya pijama takımımızı sonra da verebiliriz. Şu an çok daha önemli şeyler var.

*Sorulmadıysa öğüt vermemeye dikkat etmeliyiz. Benim annem sorduğumda bile çok az öğüt veriyor şu günlerde:) İlle çok acil müdahale gerekiyorsa, "yardım ister misin? anlatmamı ister misin?" gibi bir şeyler sorduktan sonra konuşmalıyız.

*Emziren bir kadının yanına, kendisi çağırmıyorsa girmemeliyiz. Ortada emziriyorsa ayrı tabi. Biri benim emzirdiğim odaya girip, "aa tam tutamıyo, aaa süt az mı?" gibi birşeyler söylediğinde çok kızmıştım.

*Kendi göbeğimizin sezaryenden kaldığı gibi bir şeylerden, doğum yaptığımız hastaneden filan bahsetmemeliyiz. Hanımlar, burası başka bir annenin alanı, bu onun günü, bu onun olayı, ilgi odağı olacak biri varsa o siz değilsiniz. Hikayeler bekleyebilir. Daha sakin zamanlarda herkes keyifle dinleyecek sizi, acık açılın şöyle:)

*Evimizde oturup, "nasılsa bir ihtiyacı olursa beni arar" demeyelim. "Sesi telefonda çok iyi geliyor" demeyelim. Bazı insanlar, yardım veya ilgiye ihtiyaçları olduğunu net bir şekilde ifade edemeyebilirler. Kafaları karışık olabilir. Ne tür bir yardım istediklerini bile bilmiyor olabilirler:)

"Aradım ama açmadı veya biraz soğuk konuştu, demek ki istemiyor" demeyelim. Israrla arayalım. Heyheyleri gittiğinde daha iyi konuşabilir. Benim bir arkadaşım öyle mesela. Geçen gün aradığımda geçiştirir ve hemen kapatmak ister gibi acele konuştu. Başka bir gün direk "kapatmam lazım şimdi" dedi. Bozuldum ama sonra kendimi düşününce hak verdim. Bazen o kadar yorgun oluyorsunuz ki, tam çocuğu uyutmuş, dinlenmek isterken o çok değerli dakikaları telefonda geçirmek istemiyorsunuz. Sonra bir gün o aradı, normal konuştuk, sonra ben yine aradım derken meselenin benimle ilgisi olmadığını anladım.

*Arıza çıkarıyorsa, geçicidir. Fazla üzerinde durup kişiselleştirmeyelim. Bir de şu söz çok güzeldir aklımızdan çıkarmayalım: "İnsanların (şu durumda lohusaların) sevgiye çok ihtiyaçları var, özellikle de hak etmedikleri zaman."


Yapılacaklar

*"Nasıl yardım edeyim?" diye kendisine soralım. Çünkü bu kadın, dışarıya alışverişe gidemiyor, gitmek istemiyor olabilir. Alışverişini yapabiliriz.
Yemek yapmak imkansız olmuş olabilir. Yemek yapıp götürelim. Buzluğa koymak için bir şeyler pişirip götürelim.

*Çocuğu dışarı çıkarabilirsek çıkaralım. O evde dinlenebilir.

*Çocuğa evde bakabiliriz. O uyuyabilir.

*Çocuğa evde bakabiliriz. O dışarı gidebilir.

*Konuşmak ister mi? sorabiliriz. Belki de hiçbir şey yapmamızı istemiyor, sadece dinlememizi istiyordur. Şikayetlerini sıralamak onu daha iyi hissettirmeyecek olsa bile, o sırada ona ihtiyacı olduğunu düşündüğü için onu dinleyebiliriz. "Haline şükret, seninki yine iyi, daha neler var, Allah daha büyük dert vermesin" gibi şeyler söylemek yerine, "İyi gidiyorsun" diyebiliriz. Veya hiçbir şey demeden bakabiliriz. Yargılamadan.

*Belki de hiç konuşmak istemez de, sizin dışarıdaki hayatı ona anlatmanızdan hoşlanır. O zaman o dursun siz ona işinizden, gücünüzden, gezmelerinizden, okuduklarınızdan bahsedin.

Bu kısmı kendim için ayırdım: Bence bebekli bir anneye yapacağınız en büyük iyiliklerden biri, bulaşıklarını yıkamak/bulaşık makinesini doldurmak/boşaltmaktır. Benim için bunu yapan insanlara teşekkürü borç bilirim:)

*Çocuğa bakabiliriz. O temizlik yapabilir. Hayatımda hiçbir temizlikten almadığım zevki şu son bir aydır yaptığım iki temizlikten aldım. Birinde annem, diğerinde kaynanam yanımdaydı ve Ayşe'ye baktılar. O ne güzel histi öyle. Hiç kesintiye uğramadan cilala parlat cilala parlat. Böyle trans halinde temizlik. Süpürge sesi, vileda, çamaşır sulu cifle ocak silmek, şu halının yerini mi değiştirsem? şu sandalyeyi diğer odaya mı koysam? gibi şeyler düşünerek... Bugün telefonda konuştuğum arkadaşım da aynı şeyden bahsetti: "Hayatımda soğan doğramaktan hiç bu kadar zevk almamıştım!" "İnsan diyor ki, ben başka şeyler de yapabiliyomuşum!"

*Anneyi dışarı kaçırabiliriz. Bunun için sizi aramasını beklemeyin. Çocuğunun ona sürekli ihtiyacı olduğunu düşündüğü için bitişik bir yaşam formuna geçmiş olabilir. Veya çocukla giderse çocuğun çok ağlayıp rahatsızlık vereceğini düşünüyor olabilir. İnsan bir kez evden çıkmamaya alıştıysa, çıkmamak için bir sürü bahane üretmeye başlar beyin. Bence çocuğu büyük veya küçük, her annenin kaçırılmaya ihtiyacı olur. Anlık kararlara. Biri sizin için plan yapsın, pıt! arasın, geliyorum hazırlan(ın) desin, sonra şıp! diye alsın bir yerlere götürsün ve hakikaten puff! tebdil-i mekanda ferahlık olsun. Buna kimin itirazı olur?

*Alışverişe götürebiliriz. Bugün Nihal (30, iki aylık erkek bebek annesi), kafasında iki aydır takılı duran kelebek tokasından ve beyazlayan saçlarından bahsedince önce epey güldük, sonra da düşündüm. Tamam alışverişten ruhsal çözümler beklemeyelim de gezmeye çıkabiliriz biraz. Belki kafasına yeni bir kelebekli toka almak ister? Yine diyor ki: "Düşünüyorum, arkadaş! ben alışveriş merkezine gidip ayakkabı deneyebilen bir insandım, ne oldu?" :)

Çokoprenses'in yazısında gözlerim dolmuştu, sonra da Nihal'le konuşmamız üstüne tuz biber oldu. Herkes bir şekilde, farklı dozlarda da olsa yaşadı bunları. Anneleri en çok annelerin anlaması lazım. Anlayalım. Hatta hızımızı alamayıp Anne Destek Grubu kuralım. Orada haftada bir buluşup birbirimize sarılıp ağlayalım:) ''

13 Haziran 2010 Pazar

iki resim arasındaki 7 fark



geçen sene bu vakitlerde çekilmiş bi resim.daha Ceren portakalda vitamin iken..diğeri ise malumunuz şimdiki halim.sıksam 20 tane fark çıkar da 7 tane ile yetinelim,daha fazla bunalıma girmeyelim.

1. ilk dikkatimi çeken kütükten hallice bacaklarım ve basenim.
2. eşimin göbeğiyle dalga geçerken şimdi bana da hasıl olan göbeğim.
3. oje,hem de en pembişinden.şimdiyse ojeye hasret tırnaklar.
4. öncesinde düzleştirilmiş temiz saçlar,şimdiyse yıka ve çık.
5. owwww topuklu ayakkabı!!şimdiyse babete talim.
6. öncesinde full makyaj,şimdiyse doğal güzellik(!).
7. öncesinde laylaylom bi hayat,şimdiyse yaşama sevincim Cerenim'li hayat.

spor salonu üyeliği 2000 TL
topuklu ayakkabı 150 TL
yeni makyaj malzemeleri 200 TL
kuaför-saç bakım 200 TL
Cerenli hayat paha biçilemez:)

yaz



balkonlardan gelen çatal-bıçak sesleri,dışarıda oynayan çocukların cıvıltısı ve her yeri saran karpuz kokusu..

10 Haziran 2010 Perşembe

Ceren modası



Gencer'in annesi,Ayaz'ın annesi,Defne'nin annesi tarafından mimlendim.gelelim sorulara:

1.Nasıl Giydiriyorsunuz?

kat kat giyinmeyi sevmediğim için bebeğimi de ilk günden beri kat kat giydirmedim.doğduğundan itibaren,içine body,üzerine de patikli tulum o kadar.eline eldiven bile giydirmek istemedim de eh adet yerini bulsun diye 1 hafta giydirdim.şapka da aynı şekilde.zaten örgü yelek-hırka-patik pek hazzetmiyorum,şık gelmiyo bana.o yüzden örgü de pek giymedi.3 kat kıyafet giydirenleri duydum,ay yok bunalırım ben.

şimdilerde evde hala patikli penye donları giyiyor:)salonumuz güneş almıyor o yüzden cıbıl cıbıl dolaşamıyoruz.evde de uyumlu ve güzel giyinmesini istiyorum.çıtçıtlı bodysine uygun bi patikli penye giydiriyorum.dışarı çıkarken ise şort giyiyoruz.bugün doktor kontrolüne gittiğimizde acaba çok mu rahatım diye düşündüm.4-5 aylık bebekler hala uzun kollu,uzun paçalı giyiniyo.bizse şortlar-tişörtler..hele yeni doğanları görseniz,yazık yavrum boğulacak nerdeyse sarmışlar sarmalamışlar..

2.Marka mı ? Pazar mı ? Semt butiği mi? Nerelerden alış veriş yapıyorsunuz?

marka diye bi takıntım yok ama aldığım ürünün kaliteli ve tarz olmasını istiyorum. mothercare,chicco ev kıyafetleri için alışveriş yaptığım yerler.gezme kıyafetleri ise Kanz,Zara,Panço,C&A.yazlık penye şortlar filan aldım LCW ve Wenice'ten.pek beğendiğimi söyleyemem.Benetton ve Gap de favorim.alışveriş yapacağım mağazalar arasında.daha sezonu yeni açtık:)

3.Haftada 3-5 defa makine döndüren çamaşır canavarlarının cicilerini ütülüyor musunuz?

evet mutlaka.temizliğe gelen abla ütülüyo ama ben de Ceren'in kıyafetlerini ütülemekten zevk alıyorum.çekmeceye yerleştirmek filan.ohh miss gibi.saçı fön,kıyafeti ütü gösterir:)zatn ütü takıntım vardır.evde herşey ütülenir.

4.Terlik mi Sandalet mi?

şu anda hiç biri:) spor ayakkabı giyiyor şu anda.yazın Zara'nın sandaletlerine geçiş yapmayı umuyorum.ohh bi de indirimi başlasa:) rengarenk Crocs'lara bayılıyorum bi de.

5.Şapka sorun mu ? Nasıl çözüyorsunuz?

şapka pek giymedik.dışarıya çıkarken pusetinin gölgeliği koruyor.bikaç hafta sonra yazlığa gidicez,o zaman için bi şapka düşünmek lazım.

6.Malum deniz mevsimi açıldı.Mayo kullanıyor musunuz? Öneriler ?

bikini giyecek benim kızım:) yazlıkta denize sokmam diyodum ama aaa olr mu öyle şey dediler.bilmiyorum o kadar küçük alt var mı mothercare'de filan?donsuz dumansız girer artık:)


ben de Laloşumun,Zeynep Duru kuzumun ve Zeynep Ela'nın modasını merak ediyorum.

8 Haziran 2010 Salı

haydi kızlar alışverişe!



beklenen LaSenza indirimi başladı internet sayfasında.aralık ayı sonunda yaptığım alışverişten çok çok memnun kaldım,tepe tepe kullandım,terliklerim filan eskidi,o derece yani.

Mango indirimi de ufaktan başlamış ama pek uğramayı düşünüyorum.Temmuz başındaki Zara indirimini bekliyorum.aslında indirim zamanı inzivaya çekilmek lazım,şöyle medeniyetten uzağa,dağ başına.hiç görmesek bilmesek indirimleri.strese girmesek 'ay istediğim elbise kaldı mı,bedeni var mı' filan diye..alışveriş için her daim tetikte olan bana pek iyi gelmiyo bu indirim haberleri,bünyeme ağır geliyo,gözüm dönüyo:)

3 Haziran 2010 Perşembe

kızın mı var derdin var:)

2,5 aylık bi bebek,üstelik ayına göre kilosu da normal olan bi bebek kaç aylık kıyafet giyer?3-6 ay filan di mi?yooook,zara'dan kah 6-9 kah 9-12 ay,C&A'dan 6-9ay,LCW'den 6-12 ay,wenice'i ise hiç anlayamadım,nerdeyse-12-18 ay alıcam da utanıyorum.niye kalıpları böyle küçük yapıyolar diye düşünürken anladım ki 1 kez giyilsin yenisi alınsın diye yapıyo üreticiler bence.yani fotodaki kıyafetler hiç de çuval gibi değil di mi?

tokasız çıkmam abi:)tüh frikik vermişiz:)


31 Mayıs 2010 Pazartesi

pratik emzirme rehberi:)


bu postu yazabilmek için uğraştım ve sonunda oldu.yeter dediler,sınırını zorladın dediler,iyi sabrettin,biz bu kadar sabırlı olmadık olamazdık ediler.koymuştum kafaya emzirecektim.ama değdi.yapılan hatalar silsilesini yok etmem lazımdı.yoksa içimde bir sızı olarak kalacaktı ve kendimi asla affetmeyecektim.

bu post emzirme ile ilgili son postum olacak.kimsenin kafasını şişirmek istemiyorum şöyle oldu,şöyle yaptım filan diyerek.sadece yapılan hataları anlatıp,ben yaptım siz yapmayın hesabı bi msj vermek istiyorum:) başlayalım:

1.sütünüzün fışkırmasını beklemeyin.fışkırmıyo diye sütüm yok tribine girmeyin benim gibi,emzirin.

2.süt kanallarınız açılması için benim gibi sağmayın,emzirin,sıcak duş alın,masaj yapın.

3.sütüm ne kadar geliyo,bebeğim doyuyo mu acaba diye benim gibi elinizde pompayla dolaşmayın.siz emzirdikçe gelecek sütünüz.zaten bebeğiniz 4-5 kez bezini ıslatıyorsa herşey yolunda demektir.

4. süt olsun diye saçma sapan şeyler yemeyin içmeyin.bol su için,sağlam kahvaltı yapın,protein alın öğünlerde ve bol yeşil salata içine de dereotu,ohh.illaki takviye diyosanız beyaz üzüm suyu ve ısırgan otu çayını tavsiye ederim.

5. bebeğiniz yenidoğan sarılığı olduysa-ki bebeklerin %80i oluyor(bilimsel bi veri değildir) panik yapmayın bizim gibi.bol bol emzirin.

6. sarılık testi sonucun mutlaka inceleyin.çünkü bize yalan söylendi.bebeğin sarılık değeri 12.4,sınır 12 dendi.halbuki eve geldik baktık ki sonuca değerimiz 11.4 ve sınır 17 imiş.

7. bebeğim meme ucunu kavrayamıyor diyorsanız hemen silikon uç edinin.

8. sarılık gibi nedenlerden dolayı mama vermeniz gerekebilir zorunlu olarak.ama mamanın kaderiniz olmadığını hatırlayın ve mama vermeyi uzatmadan kesin.

9. sağdığınız sütü ya da mamayı KESİNLİKLE biberonla vermeyin.sonra benim gibi bıraktırmak için uğraşırsınız.

10. geceleri de emzirin.uykusuzluk had safada olsa da emzirin.sonra benim gibi,şöyle uyku sersemi yakalasam da emzirsem diye nöbet tutarsınız.

hataları telafi etmek için yaptığım mücadeleyi anlatıp kimseyi sıkmak istemiyorum.artık herşey yolunda.

ve mesajlarıma cevap verip beni rahatlatan,bilgilendiren Duru'nun annesi Eylem'e,emzirme ve anne sütü konusunda öncü olan,sessiz sedasız takip ettiğim Açalya'ya,kellymom isimli forumda dünyanın bi ucundan,yüzünü bile görmediğim,adını sanının bilmediğim,verdikleri bilgilerle beni aydınlatan güzel insanlara teşekkür ediyorum.

ve hastanelerinde emzirme politikası olmayan,emzirme ilgili ne bir forum ne bir destek grubu bulunmayan güzel ülkem için bir kez daha üzülüyorum.

28 Mayıs 2010 Cuma

benim gibisini google'da arasan bulamazsın


hep okurdum bloglarda,google'da nasıl aranmışlar çok hoşuma giderdi bu tarz yazılar.niye benim arama sonuçlarımda enterasan şeyler yok diye hayıflanırdım.hep çokoprenses,emzirme koltugu filan arama sonuçlarında.ama son zamanlarda komik sonuçlar çıktı karşıma:

nasıl kilo vericez: valla ben de bilmiyorum,hem emzikli kadınız,boşver ye gitsin kardeş.

anne olmak için dua:hamile kalmadan önce bi arkadaş vermişti bi dua ama nereye koydum bilmiyorum.elime geçerse yazarım buraya.

belden iğne yaptırmak: spinal anestezide evet belden iğne yapılıyor ama yok hiç acımıyo bacım.

bizbizegüzellik itsbeauty: ikisine de üyeyim.itsbeauty'nin demirbaşlarındanımdır.kanka dediğim arkadaşlarımı o forum sayesinde buldum.

caramel rangi shaggy halılar: kullanıyorum,çok memnunum,tavsiye ederim.

cerenin mutfagı: kızım büyüsün,belki de bu isim onun blogunun ismi olur,saol ilham verdiğin için.

emzirirken fayrouz: yok bi faydası olmadı.üzüm suyu iç onun yerine.

en az kaç puanla tıpa gidilir: valla ben zamanında kılpayı kaçırdım ama..

eşimin ilgisinden sıkılıyorum: canın dayak istiyo heralde,otur oturdugun yerde.

hamileyken hayvanat : hamilesin ve hayvanat bahçesine mi gideceksin?git,hiç bişi olmaz,büyükler gitme,çocugun maymuna benzer der ama.

kapıdan görünce gözüm döndü çıldırdım: anlamadım gülüm?

karnım küçük bebegim zayıf mı dogacak: evet malesef.

küçüktü o zamanlar: kim?

kızın popişini öpme: popiş diyince bebek oluyo sanırım o kız,o zaman öp,mıncıkla.ha yetişkinse o zaman +18.

porçözden zehirlendim: geçmiş olsun,domestosla porçözü aynı anda kullanma bi daha.

uyku sütyeni nerden bulabilirim: öyle bişi bulursan bana da haber et.

çokoprenses facebook: facebookta varım evet ama çokoprenses olarak değil.

çokoprenses gerçek adı: bazı arkadaşlar öğrendi ama sen kaçırmışsın.zaten gerçek adımla hitap edilmekten hoşlanmıyorum blog aleminde,bu vasıtayla duyurmuş olayım.

çokoprenses ve ceren: buyrun efendim?

24 Mayıs 2010 Pazartesi

Tracy Hogg'u anlayabilmek


Tracy Hogg'un kitabını dogumdan hemen sonra aldım.okuyorum okuyorum algılayamıyorum.ben de bi sorun var galiba.bebeğin günlük rutinini nasıl oturtacağımızı anlatıyor.uyku düzenini nasıl oluşturacagımızı anlatırken beslenmeyle ilgili bi konu çıkınca bknz:sayfa 127.hadeee geç sayfa 127'ye.bu sefer beslenmeyle ilgili şeylere kafa yor,ordan hop bknz:sayfa 254.kafam zaten allak bullak oldu,hatalı ebeveynlik diye de bikaç madde koymuş ki bendeniz ta kendileri oluyorum o hatalı ebeveynlerin.

bebek dediğin sabah 7 de kalkarmış,45 dk karnını doyurur,aktivite yapar sonra uyurmuş.aktiviteye kadar tamam da uyku bölümünde bi sorun var.kundaklayın diyor.ohoo Ceren kuduruyor o kundağın içinde.yatagına yatıracakmışsın,pişş pişş yapınca uyuyacakmış!tüm gün yeme,aktivite ve uyku şeklinde geçermiş.bebek kucakta,ana kucagında ya da dolaştırılarak uyuyorsa yine siz hatalı ebeveynsiniz.hehehe kulaklarım çınladı:)

bi de anlayamadıgım nokta,bebek 3 saat dolmadan beslenmemeliymiş.valla ben Ceren gak dedikçe meme guk dedikçe biberon veriyorum.sağılmış sütüm hazır bulunuyo biberonda.napayım yesin içsin yavrucum büyüsün.hiç kasamam aa 3 saat dolmadı diye.

parça parça okuyorum kitabı,hepten kafa gitti bu yüzden.baştan başlıyım da sonuna kadar okuyayım diyorum ama uyku bölümü sonlarda,o kısma gelinceye kadar 6 aylık olur Ceren,iş işten de geçer:)

geceleri de deliksiz uyumalıymış bebek.e hep demezler mi geceleri mutlaka emzirin.süt üretimi gece cok olur.gece emzirmezseniz sütünüz azalır diye.anlayamadım valla.Tracy teyzem mamaya,biberona,emziğe de sıcak bakıyor ayrıca.akşam 6 da,8de bi bebek uyurken en geç 11de basacakmışız besini.bu kısmı da anlayamadım.Tracy hogg'un yöntemlerin anlayan ve uygulayan varsa bana anlatabilr mi?kitaptaki rakamlardan beynim sulandı.

21 Mayıs 2010 Cuma

sanal alışverişte son nokta


sonunda bu da oldu,market alışverişin de online yapmaya başladım.aslında alışveriş arabasıyla markette dolaşmak,her buldugunu atmak içine acaip keyif verici bişi.ama vakit yok napalım,haftasonu olsun da eşim gitsin diye beklersem aç kalmaya devam edicez.

bikaç sene önce kuzenime anlatmıştım migros sanal marketi,bebeği küçüktü o zamanlar onun da.hatun yıllardır markete gitmez oldu o günden sonra:)aklıma geldi,hadi yap sen de bi siftah dedim dün akşam.tabi akşama teslimat kapasitesi doldugu için bu sabah geldi aldıklarım.valla kendim gitsem markete bu kadar güzel seçemezdim sebzeleri.baya özenmiş adamlar.

şunu anladım ki sanal markette de insan her buldugunu atıyomuş sepete.doldurmuşum abur cuburu.bilinçsiz tüketici her yerde bilinçsizdir sanalda ya da gerçekte:))
ve anladım ki 1 kg dolma biber 10 kişilik aileler içinmiş:) ve 2 kg domates de aynı şekilde.bunlardan gramla alınmalıymış bundan sonra.ve 350 gr salça küçük boymuş,benim istediğim 700gr olanmış:)ve market alışverişinde mutlaka unutulan temel parçalar olurmuş:)semtimde 3 tane hipermarket ve bilumum süpermarket bulunsa da sanal alışveriş her halukarda güzelmiş ve burdan alışverişe devammış.

20 Mayıs 2010 Perşembe

tatilden kareler




Beklenen tatile gittik geldik.yediğin içtiğin yanına kalsın,gördüklerini anlat diyebilirsiniz ama yemek içmekten başka bişi yapmadım:)Bodrum Voyage Torba'ya gittik.harika bi tesis.10 üzerinden 10.çalışanlar güleryüzlü,herkes işini severek yapıyor.yemekler süpper ötesi.ala carte'lar harika!bi greek taverna var,sormayın gitsin.peyzaj süper,acaip mimari detaylar var bahçede.modern heykeller bahçenin her tarafında.

çocuk dostu oteller arasındaymış,tesadüfen seçmişiz.otel zaten çocuklu misafirlerle doluydu,hiç yabancılık çekmedik:)konaklayan misafirler de gayet görgülü cinslerdendi:)şimdiye kadar gittiğim tüm 'herşey dahil' sistemde millet kıtlıktan çıkmış gibiydi.Allahtan böyle bi görüntüyle karşılaşmadık bu tatilde.

esas bomba,bize deluxe oda verilmesi oldu hiç bir fiyat farkı istenmeden..fiyatı el yakan cinsten,özel havuzun çevresinde konumlanmış,kocaman balkonu ve balkonda çift kişilik yatagı olan kocaman bir oda.Ceren'in şansına diyelim.

kesinlikle tekrar gidecegimiz bir tesis.yanlış anlaşılmasın,reklam sanılmasın:)çok memnun kaldıgımız için tavsiye ediyorum sadece.








gelelim Ceren'e.maşallah çok uslu durdu kızım.çok sevdi bahçede gezmeyi,temiz hava iyi geldi.

14 Mayıs 2010 Cuma

Ceren 2 aylık

Cerenim 2 aylık oldu.uzun bi zamandır gülümsüyor.objeleri takip ediyor.dönencesini ço seviyor mesela.mama sandalyesinin de oyuncagı var balık şeklinde,ona bakıp bakıp bişiler anlatmaya çalışıyor:)gece düzenimiz çok iyi de gündüzleri bi günü bi gününü tutmuyor.mesela bugün tam işkenceydi benim için,uyumadı hiç.aç susuz bi haldeyim:)bazı günlerse akşama kadar uyuyor,akşamdan da sabaha kadar:)


Ceren 2 aylık ama ben de 2 aylık bi anneyim.artık şarkıların bi anlamı var,herşeyde Ceren var.günüm gecem,bugünüm yarınım herşeyim.

Aşkın bir tarifi olmasa seni nasıl anlatırdım
Mütemadiyen anar mıydım adını
Bilirsin hassasımdır konu sen olunca

Gözlerindeki bereketli toprakta açmak gibisi var mı
Sen hayatımdasın ya bundan böyle benim içim acı tutar mı

Varlığın öle bi sevinç ki burnumda çilekli sakızımın kokusu
Dertlerimi sayfa sayfa savurdum mümkünse gelmesin yenisi
Zaman ne demek adını sende unuttum biliyorsa sölesin birisi
Gel saklanalım hiç bi ayrılık bulmasın bizi

12 Mayıs 2010 Çarşamba

kısa kısa..

* bu plesantanın bana çektirdiği!ilk önce zamanından önce yaşlanıp besin geçişini yavaşlattı.sonra da vücudumdan tamamen ayrılmadı..her zamanki gibi geçer,biraz daha bekliyim,bişi olmaz demelerim işe yaramadı.bitmeyen lohusalık,kalan plesanta parçasındanmış.yarın operasyonla alınacak.yine anestezi:( jinekolog kuzenim doktor hatası diyor,sakın para verme diyor.hastane benden 650 tl istiyo utanmadan.sanırım yine her zamanki gibi hı diyip vericez.

* cumartesi sabah Bodrum'a gidiyoruz.Cerenimoyla ilk tatil.doktorumuz en rahat tatilimiz olacagını söyledi.emeklemeye ve ek gıdaya başladıgında daha zor olacagını söyledi.bu arada doktorla kanka olduk:) iki bayan bi araya gelirse konu ne olur,tabiki de alışveriş.nerden alışveriş yapıyoruz bebişlere falan filan:)çok sıcakkanlı bi bayan,sevdik:)

*şu aralar valiz hazırlamakla meşgulum.hava sıcaktır sanırım.Ceren için tulum alıcam yanıma ama yazlık kıyafetler de aldım,kısa kollular ve de şortlar.tavsiyeleri olan var mı?denize giremicem bu arada bahsettiğim operasyondan dolayı.zaten ben plajda oturmayı seviyorum,dergi okuyayım.o kadar sıcakta soğuk suya girmeye üşenirim:)oturayım,herşey dahil sistemin tadını çıkarayım,danalar gibi yiyip içeyim:)

* ev işlerinden sıkıldım bunaldım.ütüye geldi bi abla,çok memnun kaldım.aradım sonra yine gel diye,ay çok hastayım,porçözle domestosu karıştırmışım,zehirlendim dedi,inandım.dün bi daha aradım hala hastayım dedi.zaten telefonu yalandan öksürerek açtı.ne gerek var bu tür numaralara.adam gibi de,benim tuzum kuru,müşteri çok,sana bi ütüye gelerek vaktimi öldüremem de.yok anacım,düşenin dostu olmaz.geldi gördü kadın halimi,kahvaltımı bile 2'de ancak yapabiliyorum.ne var yani bi işin ucundan tutsan.parasını da alıyosun yani.yok yok insanlık ölmüş.

*Cerenim 2 aylık oluyor bu hafta sonunda.zaman ne kadar çabuk geçiyor.1 kilo almış 1 ayda.tosun olmasa da iyi yavrum.5 kiloya yaklaşıyo.resimli bi post yaparım bikaç güne kadar:)

*doğum iznim bitti inanabiliyor musunuz?yavrum daha cok minik,onu bırakıp nasıl giderim işe?rapor aldım 20 günlük.sonra da 1 ay ücretsiz izin alıcam.1 temmuza kadar okul işini bitiricem.ama 1 eylülde iş başı:(

*siyah prensesim Zeynep,en tatlı blogger ödülü göndermiş,teşekkür ediyorum,öpüyorum onu.

7 Mayıs 2010 Cuma

kokoşluğa ilk adım


Artık Ceren hanım da kendine ait yüz temizleyicisi ve de parfümü var:)mustela physiobebe sıvı temizleyiciyi önceden görmüştüm aman ne gereksiz bi ürün demiştim.bebeğin popişini silersin ıslak mendille olur biter demiştim.yoookk hiç de öyle değilmiş.hastaneden deneme boyunu vermişlerdi,öyle güzel temizledi ki poposunu,megersem yavrumun poposu kakadan sararmışmış,bembeyaz oluverdi bu ürünle silince:)sonrdan detaylı okuyunca üzerini,yüz silmede de kullanıldıgını keşfetmiş oldum.gezmelere giderken siliyoruz yüzünü,oohhh misler gibi kokuyo yavrum.hem süt bulaşıkları da silinmiş oluyo:)

ee 2 aylık oluyoruz artık haftaya.büyüyoruz,bi parfümümüz de olsun di mi :)parfümümüzün adı mustela musti.esen rüzgarda missler gibi dağılacak kızımın kokusu.zaten onun kendi kokusu miss,gerek yok böyle hareketlere ama napıyım hevesleniyor insan:)

kız anası olmak böyle bişi sanırım,giyinsin süslensin,zevk veriyo insana.daha 1 aylık olmadan kot pantolonunu giydi kerata:)pembe ve beyaz converseler geldi Ceren'e Amerika'dan.benim ilk converse'im 20'li yaşlarımda oldu(çok acıklı di mi:P),gerisini varın siz düşünün..

4 Mayıs 2010 Salı

Ceren'in kurabiyeleri

arkadaşım Ceren'e bebek kurabiyesi yaptırmak istedigini söylediğinde aklıma hemen şeker pasta geldi,yüzsüz yüzsüz 'aaa şundan da isterim' filan diye seçtim kurabiyeleri..hastaneye getirdiginde arkadaşım inanın ikram etmeye kıyamadık,hatta yemeye bile.1 tane hatıra olarak saklıyorum:))çok tatlı gözüküyolar di mi?lezzetleri de aynen öyle.diş bugdayı(yaparsam) veya dogum gününde siparişlerim devam edecek.





3 Mayıs 2010 Pazartesi

gel uykusu gel

öğleden sonraları şöyle mışıl mışıl uyuyan Ceren'i geri istiyorum.

25 Nisan 2010 Pazar

40'ımız çıkmış.

dün itibariyle kırkımız çıkmıştır efendim.gerçi biz kırk filan dinlemedik çoook öncelerden attık kendimizi dışarıya.Ceren şimdiye kadar 4-5 alışveriş merkezi,bi Nişantaşı turu,2-3 ev gezmesi yapmış bulunmakta.

lohusalık da bitti demek.ne çabuk geçti herşey ya.hamilelik,lohusalık.artık atıldık hayata ciddi ciddi.lohusalıkta öyle çok da bi bunalıma girmedim.kendimden daha büyük bunalımlar bekliyodum:)doğumdan sonra yatmadım hiç,atıldım hemen hayata.bazen agır geliyo ama ya.kadın olmak ne kadar zor.herşeyimizle dört dörtlük olmalıyız sanki.ne var fazla kilolarımız olsa,ne var manikürsüz,ojesiz olsak,ne var evimiz dağınık olsa,ne var akşama yemek olmasa,ne var eşimize biraz surat yapma hakkımız olsa?hı?

mucizevi bişi bekliyodum kırklanınca,ama olmadı,ne bileyim 40 dönüm noktası gibi bişeydir ya.kilolarım gidecek,mama takviyesini kesicem,Ceren tosun olacak gibi beklentilerim vardı bu 40'tan,ama olmadı:)darısı önümüzdeki kırk günlerin başına..

12 Nisan 2010 Pazartesi

süt yapıcılar:)

çay içmekten fenalık gelmişti,çay yerine daha pratik olan bu hapları görünce hemen aldım.ve sonuç gerçekten iç açıcı!GNC ısırgan otu hapı ve malt hapı(bira mayası)..zaten küçük bi servet harcadım süt için bunlar da eksik kalmasın dedim:) süt için bol bol emzirmek gerekiyomuş gerçekten,yaşayarak öğrendim.bol sütlü günler dileğiyle.


6 Nisan 2010 Salı

anne adaylarına tavsiyeler

poh poh perisi arkadaşım,çıtır annemin tavsiyelerde bulundugu iletilerini zevkle okuyordum.o yüzden ben de anne adaylarına nacizane tavsiyelerimi,çok kullandıgım ürünleri yazacagım:)resimsiz bi post olacak kusura bakmayın,bloguma post yazdıgıma şükredelim:))

öncelikle kıyafet konusundan bahsedelim.çok endişelenmiştim.aldıklarım çok çabuk küçülecek diye.yok canım,döve döve giyiyoruz kıyafetleri:) çünkü her gün kirlense de kirlenmese de baştan aşagı kıyafet değiştiriliyo.hee bazen günde 2-3 kez değiştirildiği oluyor ufak kazalardan dolayı:)çıtçıtlı body'ler,tulumlar,alt-üst takımlar çok kullanılıyor.bodyleri mothercare'den almıştım,hiç tavsiye etmem,yakaları acaip açılıyor,arkasını önüne getirerek giydiriyorum artık.chicco derim kesinlikle!!

ufak,mini boy çorap almanızı da tavsiye ederim.en küçük çorap bile büyük geliyo:)penye battaniyler favorim bi de.hafifçe sararak kundak olarak kullanılıyo.havuzlu handan ve chiccodan almıştım.

eldiven ve şapkaya da banyo yaptıktan sonra ihtiyaç duyuluyor.banyo havlusu da 2-3 tane bulunmalı elinizde.mothercare'den 3lü pakette almıştım ben.

en çok kullandıgım ürünlerden biri de arzumun ördek şeklindeki termometresi.oda ve su sıcaklıgını ölçüyor.hastanede,evde,banyo zamanı o kadar sık kullanıyoruz ki..

elimden düşürmediğim ürünüm ise medela göğüs pompası.emzirdikten sonra mutlaka sağıyorum,kalanları da içsin Ceren hanım diye:) geceleri sağıp veriyorum,kaç cc süt çıktıgını hesaplamak için:) iyice hesap kitaba vurduk süt işinde:)ayrca medelanın süt kaplarını aldım.biberon olarak da dr.brown's kolik önleyici biberon!

bebek bezi olarak kesinlikle ultra prima diyorum.çeşitli markalar kulladık.önceden stok yaptıgımız için çeşitli markalardan:)acaip bez tüketimi var haberiniz olsun!ıslak mendil olarak da unibaby'nin ıslak pamuk diye geçen mendilini kullanıyorum.canbaby'nin alt değiştirme örtüsünü de kesinlikle tavsiye ediyorum!

süt arttırıcı olarak da hiç bişi tavsiye etmiyorum:)kuru soğan,bulgur pilavı,milupa ve humana'nın still tee'leri,ısırgan otu ve rezene çayları,GNC ısırgan ve malt kapsülleri,malt içecekler falan filan hiç birini tavsiye etmiyorum:)bünyemi de tebrik ediyorum bu arada,ne bünye varmış kardeşim bende yaa!!

devamı gelecek..

2 Nisan 2010 Cuma

işte karşınızda Ceren

baba!ne hale soktun beni,şebek yaptın!




annecim,sütüm az geliyo diye hiç üzülme,bak tombik oldum ben!




off emziğim kendimden büyük..




nasılım?





ellerimle oynamayı çok seviyorum..





foto ekler miyim eklemez miyim diye düşünürken 'aman bişi olmaz' diyip eklemeye karar verdim:)

30 Mart 2010 Salı

işte geldim burdayım..

ben geldim..2 haftayı geçtik bile.vakit ne kadar çabuk geçiyo di mi?günler uzadı,bahar tam anlamıyla geldi.ama nedense hiç dışarı çıkasım yok.bunalırım zanediyodum,evde duramam diyodum ama yok,evde olmaktan mutluyum.bebek bakımını çok sevdim,giydir,altını değiştir,emzir besle,uyut:)) evcilik oynar gibi:) geceleri uyumamak da pek koymuyor.gerçi şu anda evde çok rahatım,bir elim yağda bir elim balda,anneler çok iyi bakıyolar bana.arada bi geliyolar tabi bana sebepsiz ağlamalar,kafayı herşeye takmalar.hemen diyolar 'olur olur lohusalıkta normal' diyolar,öylece kıvırıyoruz durumu:)

emzirmek çok zor yaw.sütüm şööle şakır şakır gelemedi.emerken bebek sütten boğulacak gibi olurmuş!!benim için bi hayal!!sağıyorum pompayla emzirdikten sonra,takviye yapıyorum.aranmaya devam ederse mama veriyorum napıyım:( şu anda kilo filan en son düşündüğüm şey,ne bulursam yiyorum..(gerçi 5-6 kg fazlam kaldı,mutluyum)ayva kompostosu,rezene-ısırgan otu çayı,humana still tea,fayrouz,light süt,su,dereotu..elimde sürekli bardakla dolaşıyorum.ama pes etmicem:) sütü arttıran mucizeleriniz varsa bekliyorum anacım:)

18 Mart 2010 Perşembe

ben var anne olmak ?!*@%&

pazartesi sabah 11.30da minik Ceren dünyaya gözlerini açtı.cokoprenses derken pamuk prenses gbi bi kız çıkı karşıma.hatta dogumda ilk tepkim ' aaa bu beyaz ama' oldu:) spinal sezeryan macerasını yaşamış oldum.dogumla ilgili konuşmayacağım,yaşa ve gör diyeceğim sadece size:)

biz iyiyiz.sanırım buralarda olamayacagım bir süre.gecemiz gündüzümüz belli değil.haa ama şunu söyliyim uykusuz da yaşanabiliniyomuş:)

minik prensesimle sizi öpüyoruz.yakında yeni maceralarımızla karşınızda olacağız.

14 Mart 2010 Pazar

doğuma kadar gittim dönücem


bir önceki iletime yazdığınız tüm iyi dilekler için teşekkürler..son bir kez haber vermek istedim,dogumdan önce son bi ileti daha yazayım dedim.yarın sabah 10.00'da beni hatırlayın ve duanızı eksik etmeyin:)vakit ne zaman geçti de pazar oldu anlamadım,biri tarihleri öne filan mı aldı ne,ayarlarla mı oynandı:)gayet sakinim,heyecan yapmamaya çalışıyorum.biraz da bastırıyorum duygularımı sakin olmak adına.neyse hadi ben gidiyorum,görüşmek üzere..


*bu başlıgı da bi arkadaşın blogunda görmüştüm,çok hoşuma gitmişti,ama malesef adını hatırlayamıyorum:(

11 Mart 2010 Perşembe

geçici olarak servis dışı


her son yeni bir başlangıç.inşallah 15 mart pazartesi günü bir çift göz açılacak bu dünyaya.sanırım ben de o tarihten sonra bi zaman makinesine binip nisan ayının ortalarında kendime geleceğim.herşey geçmiş olacak,herşey düzene girmiş olacak ve biz minnoşumla akşamüstü gezmesinden gelidp babasını karşılayacağız.

9 Mart 2010 Salı

balık burcu mu,tüh!



bu yaşıma kadar balık burcuna ısınamadım bi türlü.ne zararı dokundu sana derseniz hiiçç.ben hiç hayal kurmam mesela(belki de anormal olan benim) balık burcu ise hayal aleminde yaşıyor sanki.bu kadar emin konuşuyorum çünkü isim veremeyeceğim 1.ve 2.derece akrabalarım bu burçtan:)bi de ben ateş grubuyum,balıklar su grubu.söndürürüm yani ben onları:)sürekli mızmız,mutsuz,melankolikler sanki.ay bu kadar yazdım,balık burcu olanlar 'sen kendini ne zannediyosun' demesinler.sadece kişisel tecrübelerimi yazıyorum.lütfen biri çıksın 'hayır,tamamen haksızsın' desin lütfen.lütfeeeenn,çünkü benim kız da balık burcu olacak gibi:) koç olacak diye hava atıyodum,lider ruhlu olacak diyodum,sen misin öyle diyen.bak balıktan koça dönen 21 mart tarihine kalamıcak bizim kız.yalvarsam doktora,lütfeeenn ayın 21inden sonra alın desem neresiyle güler acaba bana.yavrucum zor durumda,dışarı çıkması gerek,anası burç derdinde.

büyük konuşmayacaksın işte!sezeryana laf mı edersin,al sana sezeryan!balık burcuna laf mı edersin,al sana balık burcunun intikamı!tombiş bebek olsun mu dersin,al sana cılız bebek!şu anda bebek büyütme,anne sütüyle besleme gibi hassas konularla ilgili hiç konuşmuyorum.çünkü neyi kınarsam o geliyo başıma.biçok tecrübem oldu bu konuyla alakalı.

büyük konuşmamam gerektiğini yıllar önce öğrenmiştim ama akıllanmadım.özel okulda çalışıyorum o zamanlar,bi kursa gidiyoruz,varoş bi semtte çalışan öğretmenler de orada.'ayy' dedim 'yazıııkkk',e sonra noldu,ben devlete geçeyim bari dedim,tayin istedim ve zamanında küçümsediğim o fakir ama gururlu semte tayinim çıktı.4 sene mutlu mesut çalıştım,sonra elit(!) bi semte tayin istedim,gittim..ama şimdi sonuç: şu andaki okulumdan ve öğrencilerimden hiiç memnun değilim ve seneye tekrar o varoş diye begenmediğim yere tayin isticem!!!işte böyle tükürdüğünü yalarsın..

baya bi karışık post oldu ruh halimi yansıtan:) günün sözü,sözün özü 'büyük lokma ye,büyük laf etme'.

bi de bu yazdıklarımı fazla ciddiye almayın:)) einstein da balık burcuydu:))

organik ürünlerimiz hayırlı olsun

mustela almak için cerrahoğlu eczanesinin web sitesine girdim.tek çekimde %20 indirim var haberiniz olsun.son anda nature's baby ürünlerinde 2 al 1 öde kampanyasını görünce rotayı bu markaya çevirdim.dün akşam bu saatlerde sipariş verdim ve bugün siparişim gedi,hem de taaa İzmir'den.anlayamadım walla nasıl oldu.

şampuan ve duş jeli,2si bir arada..bi de yanında bebe yağı.ama 150 ml pek bi minyatür geldi bana:/

5 Mart 2010 Cuma

bahar çarpması



ay hiç iyi değilim..yok yok endişelenmeyin (ya da endişelenin yazacaklarımı okuduktan sonra).sarhoş gibiyim mi desem genelde biz bu hallere aile içinde şabanlık diyoruz ama..

* doktor idrar tahlili istedi.ay nasıl da tuvaletim var anlatamam.hemen verdiler elime idrar örnek kabını,girdim lavoboya..ohh yaptım tuvaletimi bi güzel rahatladım afedersiniz.amanın sonra bi baktım elimde boş kap!!unutmuşum içine tuvaletimi yapmayı.rezalet!neyseki hamilelikte dakka başı çişiniz geliyo da çok beklemeden idrar örneği verebildim.

* tost makinesi bozuldu,dogumdan önce herşey düzgün olsun istiyorum,götürdüm hemen servise.adama soruyorum: neyi var makinemin?! sanki muayene ediyo adam!

* yeni evli arkadaşa gittim çaya (bu arada dikkatinizi çekerim hiç bişiden geri kalmıyorum,gezmeye devam),kızın herşeyi cillop gibi,çok da zevkli biri.süper donatılmış bi masa,örtüsü peçetesi çay takımı her şey harika.ay dökmeyelim bişi derken dakka bir gol bir.elimi servis kaşığına atmamla salatayı dökmem bir oldu.kem küm ederken çaydan bi yudum alayım dedim çayı döktüm!!! rezalet yani!!

neyseki bu postu yemeği yakmadan yazabildim!!bun da şükür:)

edit: bu yazının ardından maceram devam etti.esas bombayı akşam patlattım.gece arkadaşa msj attım,cevap gelsin diye bekliyorum.cevap gelmeyince heralde uyudu,ben de yatayım dedim.yatmadan önce msjlarımı,iletildi raporlarını sileyim dedim,ne göreyim arkadaşa atıyorum diye msjı eşime atmışım!!